Staj Günlükleri 2: Şaşkınlık

Staj Günlükleri 1  yazımda bahsettiğim gibi aslında şu an staj yaptığım tesis hedeflediğim tesislerden biri değildi. Tabi ki bu her sabah buraya koşarak gelmediğim anlamına gelmiyor.



Geldiğim andan itibaren teknik bilgi anlamında inanılmaz derecede çok şey öğrenebileceğimi -veya öğreneceğimi- biliyordum çünkü sonuçta çalışan bir tesisteyiz. Fakat benim asıl şaşırdığım nokta bu stajın bana diğer üniversitelerde ve bölümlerde okuyan mühendislerin genel durumu hakkında kattıkları oldu. Henüz stajımı tamamlamış sayılmam fakat bu saatten sonra zaten yaz stajerleri sezonu kapanmış bulunmakta.

Şu var ki aslında iki senedir gösterdiğim çaba, yırtınmalarımın tek bir sebebi yok. Gerekli olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Her yerde mühendislik fakültesi bulabiliyorsunuz hem de her net türüne uygun. Komik biliyorum ama bu kendimizi bizimle beraber mezun olan binlerce yeni mezun arasından ayırmamız gerekliliğini ortaya koyuyor. En azından 'İyi' sayılabilecek bir yerlere gelmek istiyorsak bu kaçınılmaz bir gereklilik.

Bunun yanı sıra rakip sayı olarak fazla olsa bile sıyrılmak için yapılması gerekenler o kadar uçuk değil. (Bunu daha sonra anlatacağım) Yine de ben rakiplerimizin bir nebze olsun bilinçli olduğu düşüncesindeydim.

Ama kazın ayağı hiç öyle değilmiş dostlarım. Zira dördüncü sınıfa gelip yurtdışında çalışmak istediğini söyledikten sonra A1 seviyesindeki ingilizcesini staj yaptığı zaman diliminde geliştirmeye çalışan mı dersiniz (adama sorarlar sen üç yaz eşek gibi yattın mı diye?) ya da mühendislik  üçüncü sınıfta olup yeni word belgesi açamayanı mı?

Kendi hayatını yönlendirmemeyi anlayabilirim zira bu farkındalığın gelişmesi biraz uzun sürebiliyor ama nerede olduklarının ya da nereye gitmek istediklerinin de mi farkında değil bu insanlar? Bu kadar mı hayattan kopuk yaşıyorlar ya da bu kadar mı garanti görüyorlar geleceklerini? Evet, internette özellikle elektrik elektronik mühendisliği ile ilgili çok fazla kaynak yok. Bu bloğu açmamın sebeplerinden biri de ama en azından bir öğretim görevlisi ile konuşmakta mı zor?

Korkutucu.

Bireysel olarak bakarsam olaya bu insanları tanımak bana çok iyi geldi. Zira içinde sürekli balık gibi çırpınıp durduğum ve çıkamadığım o yetersizlik hissinden sıyrılabildim biraz da olsa. Çünkü yaptığım onca işe ve hazırlıklı olduğum onca duruma rağmen derslerimin yetersizliği ve biraz da çevre baskısı (çevremizdekileri ne kadar minimalize edersek edelim o baskı oluyor dostlar) beni endişeye sürüklüyordu.

Bir de son olarak bir haber çıkmıştı matematikten 10 net ile mühendislik fakültesine girmiş birisi. Mühendis adayları inanılmaz tepki veriyorlar. Yani ben bu tepkiyi anlamsız buluyorum ve düşündüğüm ilk şey demek ki kendilerini yetersiz hissediyorlar ki bu tepki gösteriyorlar oluyor. Çünkü misal ben endişelenmiyorum. Her işin bir tabanı ve tavanı var. Bu mesleğin de tabanı bu. Zaten 10 netle giren adamın çok uç bir hayatı yoksa zaten 'Biz dirt sini ikidik imi isgiri icrit viriyirlir' diye orada buradaki sitelerde ağlayan adamlar oluyor.

O yüzden kendinizden emin olduğunuz sürece endişelenecek bir durum olduğunu sanmıyorum.

1 yorum:

  1. Sen bir de bizi düşün. Her yıl gelen stajyerlerle nasıl şıklar yaşadığımızı hayal et. 4. sınıf öğrencisi transistör polarizasyonunu, ölçmeyi bilmiyor mu. Her gelen stajyere iletkenlik, yalıtkanlık, yarıiletkenleri anlatıyorum. bir nevi okulda halledilmesi gerekenleri biz üstleniyoruz. Motor çalışma sesi duymayan, röleden kontaktörden bihaber elektronik mühendisliği öğrencilerine ben endüstri 4.0 hakkında bilgilendirme oturumu yapıyorum. PLC bilmeyeni işe almam bile diyorum, abi PLC ne diyen oluyor son sınıfta olmasına rağmen. Biz artık okullarımızın Smart Factory konseptine uygun mezunlar vermesini beklerken hayal mi kuruyoruz. Okul sanayi işbirliği bence staj dönemlerinin ötesine geçmeli. Ah teknoloji bölgeleri ne amaçla kuruldunuz, neler yapıyorsunuz. Üretmeyen, her gün tüketen toplumun gelecekteki mühendisleri farklılık yaratmak zorundasınız.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.